John Steinbeck (1902-1968)

John-Steinbeck

İşçilerin zorlu çalışma koşullarını, yaşamlarını, kapitalist dünyanın getirdiği baskıcı unsurları zaman zaman mizahla harmanlayarak eleştiren; çocukluğundan beri düzene duyduğu nefreti öfkeli bir kişiliğe dönüşen, bunu da saklamayan ve yaşamı boyunca tavırları ile çok açık beli eden; tartışmalı da olsa 1962 yılında “sempatik mizah ve keskin sosyal algıyı gerçekçi ve yaratıcı yazımla birleştirdiği” için Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülen ve Amerikan Edebiyatı’nın temel taşlarından kabul edilen biri…


10.02.2021 – Ankara

Kısaca John Steinbeck olarak bidiğimiz John Ernst Steinbeck Jr., Prusya  göçmeni bir baba ile İrlanda göçmeni bir annenin çocuğu olarak 27 Şubat 1902’de Salinas (Kaliforniya)’da dünyaya gelir. Almanya’dan Amerika’ya göç eden dedesi, Großsteinbeck olan soyadlarını kısaltarak Steinbeck olarak değiştirmiştir.

Aile, Saymanlık yapan  baba Ernst Steinbeck’in işinden dolayı Pasifik Okyanusu kıyılarına 25 mil uzaklıktaki kırsal vadide yaşar. Bu yüzden Steinbeck’in çocukluğu yazları çiftliklerde, tarlalarda çalışmakla geçer. Eserlerine konu olan işçilerin çalışma koşulları ve zorlu yaşamlar yazarın bizatihi kendi deneyimlediği gerçeklerdir.

Erken yaşlarda başlayan okuma hevesini ve alışkanlıklarını eski bir öğretmen olan annesi Olive Hamilton’dan edinir.

1919’da Salinas High School (Salinas Lisesi)‘dan mezun olunca, edebiyatçı olmak istediği için Leland Stanford Junior Üniversitesi (Stanford Üniversitesi) İngiliz Edebiyatı’na yazılır. Okulu bitirmeyeceğini bildiğindenmidir yoksa bitirmek istemediğindenmidir bilinmez burada bütün derslere girmek yerine yalnızca yazarlığına katkı sağlayacağı derslere girer. Öyle de olur mezun olamadan okulunu yarıda bırakır.

Gazetecilik, yazarlık denemeleri için New York’a gider, ancak işler düşündüğü gibi gitmez, ufak tefek neredeyse bütün işlerde çalışmak zorunda kalır. En son çalıştığı spor kompleksi inşaatında bir işçinin ölümden dönmesine şahitlik edince o gece işi bırakır ve tekrar Kaliforniya’ya döner.

Kaliforniya’da bir yandan Tahoe Gölü’nde bekçilik yaparken bir yandan da yazmaya devam eder.

1929’da bir deniz korsanı olan Henry Morgan’ın hayatını anlattığı ilk romanı Altın Kupa’yı kaleme alır, ancak kitap çok ilgi çekmez.

john steinbeck ile ilgili görsel sonucu

1930 yılında ilk eşi Carol Henning ile evlenir. O yıllarda bütün dünyayı kasıp kavuran Büyük Buhran’dan Steinbeck çifti de etkilenir, ekonomik zorluklar çekmeye başlayınca babasına ait bir kulübeye taşınırlar. Babası ona destek çıkarak çalışmadan yazı yazabileceği kadar krediyi temin edince kendini yazmaya adar.

O yıllarda dostlukları uzun yıllar sürecek ve Steinbeck’in birçok romanına esin kaynağı olacak olan filozof ve deniz biyologu Ed Ricketts ile tanışır. Sonradan Sardalye Sokağı’nda Doc karakteri olarak karşımıza çıkan Ed’in yalnızca kendi alanıyla ilgili yetkinliği değil ansiklopedik bilgi hazinesi de Steinbeck’i çok etkiler. Yakın dostluklarını iş hayatına da taşırlar. Eşi Ed’in laboratuvarında çalışır, Steinbeck de Ed’le birlikte biyolojik örnek toplamaya başlar. Aynı zamanda Ed’den biyoloji, çevrebilim, felsefe gibi konularda da bilgi alır. Hatta birlikte müzik ve sanat çalışmaları dahi yaparlar.

1932’de İspanyol bir asker tarafından kaçak Hintli köleleri kovalarken keşfedilen Monterey yakınlarındaki bir vadi hakkında birbiriyle bağlantılı on iki hikâyeden oluşan Cennet Çayırı’nı yazar.

1933’de çocukluk anılarından oluşan Al Midilli’yi ve Pagan adetlere sahip çitçilerin yaşamını anlattığı Bilinmeyen Tanrıya’yı kaleme alır.

Steinbeck’in solcu yazarlar, gazeteciler ve işçi sendikalarıyla olan temasları yazdıklarını etkilemeye başlar. 1935’te komünist bir organizasyon olan Writers Guild of America Awards (Amerikan Yazarlar Birliği)‘a katılır. Bu dönem radikal yazarlar Lincoln Steffens ve eşi Ella Winter’dan etkilenir.

1935’te kendisi için dönüm noktası olan Yukarı Mahalle romanını kalem alır, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra önce Monterey’de sınıfsız ve genellikle evsiz bir grup gencin maceralarını anlattığı kitap büyük ses getirir,  California Commonwealth Club‘ın Altın Madalyasını kazanır. Eser, 1942’de de sinemaya uyarlanır.

Her kitabı ayrı bir heyecanla beklenen ve okunan Steinbeck’in tanınmasındaki en çok pay 1937’de yazdığı ve George ve Lennie isimli iki arkadaşın hikâyesini anlattığı Fareler ve İnsanlar romanına aittir. Roman defalarca tiyatroya uyarlanır, 1939’da da sinemaya aktarılır.

john steinbeck ile ilgili görsel sonucu

1939’da kaleme aldığı Gazap Üzümleri o yılın en çok satılan kitabı olur ve eser 1940’da -okuduğum yaşamöykülerinde 1939 olarak belirtilmişse de kendi sitesinde ödülün 1940 yılında verildiği yazıyor(3)National Book Award (Ulusal Kitap Ödülü)’a ve The Pulitzer Prize (Pulitzer Ödülü)’a layık görülür. Kapitalist sisteme sert eleştiriler getiren kitap, uzunca bir süre çok satanlar listesinde yer alır. Gazap Üzümleri, 1940 yılında John Ford tarafından sinemaya uyarlanır ve Holywood klasikleri ar asına girer. Filmin başrol oyuncusu Henry Fonda, Tom Joad rolüyle Academy Awards (Oscar Ödülü)’a layık görülür. Ancak, toprak sahiplerinin ve bankacılarının karalamaları nedeniyle kitap müstehcen bulunur ve iki yıl devlet okullarında okutulması yasaklanır.

1940’ların başında arkadaşı Ed’in etkisi ağır basar ve kendini daha çok denize verir. Bir yandan kendini dinlerken bir yandan da geçimlerini sağladıkları biyolojik örnekler toplamaya başlarlar.1941’de yarı gezi notları yarı doğa tarihi olan Sea of ​​Cortez’i yayımlar ancak pek rağbet görmez. 1951’de anlatı kısımlarını kitaplaştırarak yeniden yayımlayınca ilgi çekmeyi başarır. Bu kitap dilimize çevrilmemiş.

Bu arada evliliğinde sıkıntılar başlar, 1941’de de biter. 1942’de ikinci eşi Gwyndolyn “Gwyn” Conger ile evlenir. Bu eşinden iki oğlu olur.

1942’de Kuzey Avrupa’da işgal edilen bir ülkeyi ve bu ülke halkının direnişini anlattığı Ay Batarken’i kaleme alır, roman aynı yıl sinemaya aktarılır. İsimsiz ülkenin Norveç, işgalcilerin de Naziler olduğu kabul edilerek direnişe sağladığı edebi destekleri için Norveç tarafından kendisine King Haakon VII Freedom Cross (Kral Haakon Özgürlük Haçı) verilir.

john steinbeck ile ilgili görsel sonucu

1943 yılında New York Herald Tribune adına savaş muhabiri olarak Avrupa’nın birçok noktasında bulunur ve CIA‘nın öncülü Office of Strategic Services ile çalışır. Bu çalışmalar sırasında bazı İtalyan ve Alman savaş suçlusunun yakalanmasını da sağlar. Savaştan ona dizinde şarapnelin açtığı yara izi ve psikolojik travmalar kalır. Kendini yazmaya vererek savaşın etkilerini azaltmaya çalışır.

1945’te Pacific Grove ve Monterey günlerine duyduğu özlem ve hasretini aktardığı Sardalye Sokağı’nı kaleme alır.

1947’de yine bir başka en iyi bilinen romanı İnci’yi yazar. Bir Meksika halk hikâyesinden esinlenerek yazdığı fakir bir inci avcısının başına gelenleri aktardığı filmin çekimleri için Meksika’ya gider. 1975’te yayımlanacak olan Viva Zapata!’nın fikirleri de bu esnada oluşur.

1948’de fotoğrafçı Robert Capa ile daha sonradan çok defalar gideceği Sovyetler Birliği gezilerinin ilkini yapar ve tüm önemli noktaları gezer. Bu geziden edindiklerini Rusya Gezisi’nde aktarırlar. Bu eser dilimize çevrilmemiş.

Aynı yıl American Academy of Arts and Letters (Amerikan Sanat ve Edebiyat Akademisi)’a seçilir.

Yine aynı yıl Ed Ricketts tren kazasında yaralanır. Steinbeck her şeyini bırakarak arkadaşına koşsa da ulaşamadan Ed ölür. Onun yokluğunu ömür boyu hisseder. Eve döndüğünde bir de eşi Gwyndolyn’in boşanma talebiyle karşılaşır. Üst üste gelen bu olaylar onu çok yıpratır. 1949 yılında bir restoranda sahne yöneticisi olan Elaine Scott ile tanışıp evlenene kadar yaşamı derin depresyonda geçer.

1952’de en önemli eserlerinden Cennetin Doğusu yayımlanır. Steinbeck bu kitap için ”diğer yazdığım tüm kitaplar sanırım bu kitap için bir pratikti demiştir.” Steinbeck’in üçüncü eşi Elaine‘e göre, yazarın en büyük romanı, başyapıtı budur. Birçok okur tarafından da bu kitap Steinbeck’in en iddialı eserlerinden biri olarak kabul edilir.

john steinbeck ile ilgili görsel sonucu

Bu dönemlerinde içkiye düşkün olan yazar, yaşadığı ruhsal sorunlarından dolayı hastaneye yatar. Dibe vurduğunu açıklar ve yaşadığı sıkıntıların onu mikroplardan daha hızlı öldürebileceğini dahi söyler.

Ölmeden önce son bir kez gezmeyi düşündüğü Amerika’yı dolaşır ve gezi notlarını 1962’de yayımlanan Köpeğim Charley ile Amerika Yollarında kitabı ile paylaşır. Bu kitapta yazar, Amerika için hem eleştiri hem de övgü dağıtırken, kayıp gençliğinden ve köklerinden de şikâyet eder.

1961’de yazdığı ve Amerika’da ahlaki yozlaşmayı, çöküşü anlattığı Kaygılarımızın Kışı, Gazap Üzümleri gibi yoğunluk bekleyen Steinbeck okurları tarafından hayal kırıklığı olarak değerlendirilir. Kaygılarımızın Kışı Steinbeck’in son kitabı olur. Ölümüne kadar bir daha eser kaleme almaz.

1962’de “sempatik mizah ve keskin sosyal algıyı gerçekçi ve yaratıcı yazımla birleştirdiği” gerekçesiyle Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülür. Ancak bu seçim çok eleştirilir, bir İsveç gazetesinde Akademinin en büyük hatalarından biri olarak bile nitelendirilir. Amerikan edebiyat dünyası da bu ödülle ilgili ağır eleştirilerde bulunur. Kendisi de bu durumu beklemiyor olmalı ki, duyurunun yapıldığı gün kendisine bu ödülü hak edip etmediği sorulduğunda “açıkcası hayır’’ yanıtını verir. Biyografi yazarı Jackson Benson, Steinbeck’ten ‘‘Dünyada onurunun satın alınmadığı ya da kazanılmadığı birkaç kişiden biriydi’’ diye bahseder.

Elli yıl sonra 2012’de arşivler açılıp bakıldığında ödülün aslında üzerinde uzlaşılmış bir seçim olduğu görülmüştür. İngiliz yazarlar Robert Graves ve Lawrence Durrell, Fransız oyun yazarı Jean Anouilh ve Danimarkalı yazar Karen Blixen‘den oluşan kısa bir aday listesi vardır. Heyetin ifadesine göre o yıl kötünün iyisi seçilmiştir.

john steinbeck ile ilgili görsel sonucu

1964’de Başkan Lyndon B. Johnson, Amerikan edebiyatının önemli temsilcileri arasına giren Steinbeck’e Presidential Medal of Freedom (Başkanlık Özgürlük Madalyası)’u takdim eder.

1967’de NewsDay adına Vietnam’a savaş röportajcısı olarak gider. Burada Amerikan ordusunu sempatik gösterme gayreti onun liberal geçmişine ihanet ettiği suçlamalarına maruz bırakır. Bunda Başkan Johnson’la olan dostluklarının mı, yoksa oğullarının güvenliğine duyduğu kaygının mı etkisinin olduğu tartışma konusudur. Zira Steinbeck’in oğulları da bu savaşta yer alır, hatta bir oğlunu da savaş alanında ziyaret eder.

20 Aralık 1968 tarihinde konjestif kalp yetmezliği nedeniyle New York’ta hayata veda eder. Yapılan otopside hiç bırakmadan uzun yıllar içtiği sigaradan dolayı ana koroner arterlerin neredeyse tamamen tıkandığı görülür. Bir gün sonra New York Times’da şu satırlar yer alır: ”John Steinbeck’in ilk büyük kitabı onun son büyük kitabıydı. Yüce Tanrım ne kitaptı Gazap Üzümlerive “Steinbeck’in Nobel Ödülüne ihtiyacı yoktu, Nobel heyetinin ona ihtiyacı vardı.”

İsteği üzerine cesedi yakılır, 1969 yılında da Salinas’taki Hamilton Aile Mezarlığı’na ebeveynlerinin yanına gömülür.


Steinbeck, kültürel açıdan zengin bir göçmen geçmişi olan Kaliforniya’nın Salinas Vadisi’nde büyümüştür. Bu da onun yazılarına bölgesel bir tat katar. Salinas, Monterey ve San Joaquin Vadisi’nin bazı kısımları onun hikâyelerinin dekorudur. Bu bölge aynı zamanda “Steinbeck Ülkesi” olarak da anılmaktadır.

Eserlerinde işçilerin zorlu çalışma koşullarını, yaşamlarını, kapitalist dünyanın getirdiği baskıcı unsurları zaman zaman mizahla harmanlayarak eleştirir. İlerleyen yıllarda derinlemesine araştırmalar ve incelemeler yapsa da bunlar için malzemeler kendisinde çocukluğundan beri bulunmaktadır. Kırsalda yaşarken tarlada ve bahçelerde geçen yılları ile şehir hayatında çalışmak zorunda olduğu türlü işler ona bu düzenin insanı ne derece yıprattığını yaşatarak öğretmiştir.

Karmaşık ve belki de çocukluğundan beri düzene duyduğu nefretten öfkeli bir kişiliğe sahip olan Steinbeck, bunu yaşamı boyunca tavırları ile çok açık beli eder. 1952’de ısrarla katıldığı Voice of America-VOA (Amerika’nın Sesi) radyosunda göçmenlerin yaşadığı haksızlıklara karşı ateşli bir konuşma yapar, programda adeta öfke patlaması yaşar. Steinbeck’in aykırı tavrı siyasette de kendini gösterir.

Steinbeck’in ikinci eşi Gwyndolyn Conger, 2018’de yayımladığı My Life with John Steinbeck kitabında, yazarı zor bir adam olarak nitelendirir, onun evlilik hayatını zorlaştırdığını ve kendisine karşı zalim olduğunu açıklar.

Biyografi yazarı William Souder açıklamalarında şunları söyler ‘’beni Steinbeck’e çeken noktalardan biri mükemmelden uzak olmasıydı. Bir erkek, bir koca, bir yazar olarak birçok sorunu vardı. Sürekli zamanının ve yeteneğinin boşa gittiğini söylüyordu. Bazı işleri mükemmel olarak görüyor ve bazılarını berbat olarak nitelendiriyordu. Tıpkı benim istediğim gibi kusurları olan bir kahramandı. Dünyaya bir kızgınlığı vardı ve dünya da bir şekilde ona kızgınlığını dile getiriyordu.’’

Bir başka keyifle okuduğum bilgi de Steinbeck’in kurşun kalemle yazmayı sevdiği, günde yaklaşık 60 kurşun kalem tükettiği oldu.

Steinbeck, Aziz Paul Piskoposluk Kilisesi‘ne bağlıdır ve yaşamı boyunca Episkopalizm‘e bağlı kalır. Steinbeck din konusunda oldukça bilinçlidir. Karakterlerini genellikle Roma Katolikliği ve Protestanlık unsurlarıyla birleştirdiği İncil’e ve Anglikanizm teolojisine göre şekillenir.

Steinbeck, Salinas’tan Stanford’a gitmek için ayrıldığında dini görüşlerden uzaklaşmışsa da etkileri eserlerinde güçlü bir şekilde etkisini göstermektedir. Ancak, Gazap Üzümleri’nde din değiştirme ve özveriyle hareket çok belirgin sergilenmektedir.


Steinbeck’in çocukluğunun geçtiği Salinas’taki evi, daha sonra gitmek zorunda kaldıkları babasının kulübesi korunmuş, edebi müzeye çevrilmişler.

2019 yılında da bir parka adı verilerek (John Steinbeck Waterfront Park) düzenlenmiş ve ziyaretçilere açılmış.


Yaptığım taramalarda Steinbeck’in dilimize çevrilmiş 23 kitabını tespit ettim. Çevirilerini belirtirken edinmek ve okumak istediklerimden seçtim:

Bunların haricinde yaşamöyküsünü incelerken tespit ettiğim ancak dilimize çevrilmemiş 10 kitabı daha bulunuyor:

  • 1938  Their Blood is Strong    
  • 1941  The Forgotten Village (Senaryo)       
  • 1941  Sea of Cortez: A Leisurely Journal of Travel and Research
  • 1942  Bombs Away: The Story of a Bomber Team
  • 1948  A Russian Journal
  • 1951  The Log from the Sea of Cortez        
  • 1969  Journal of a Novel: The East of Eden Letters
  • 1976  The Acts of King Arthur and His Noble Knights
  • 1989  Working Days: The Journals of The Grapes of Wrath
  • 2012 Steinbeck in Vietnam: Dispatches from the War

Kaynakça:

  1. Vikipedi “John Steinbeck”
  2. Wikipedia “John Steinbeck”
  3. The Puitzr Prizes “1940 Pulitzer Prizes”
  4. National Steinbeck Center
  5. Youtube, Onur’un Kitaplığı “John Steinbeck’in Hayatı ve Eserleri – Gazap Üzümleri, İnci, Fareler ve İnsanlar”
  6. Youtube, Sokak Lambası “Amerikalı Çiftçi Yazar (John Steinbeck)”

İlgili Okumalar:

John Steinbeck Okumaları

http://www.yorumlu.net/altinkupa_johnsteinbeck/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.